Evet, birçok uzmandan;
“Olumsuz duygularınızla savaşın”,
“Olumsuz duygularınızı yok sayın” tarzı cümleler duymuşsunuzdur.
Halbuki bu telkinler insanın fıtratına aykırıdır. Çünkü olumlu veya olumsuz tüm bu duygular bedenimizi ve ruhumuzu koruyabilmemiz için bizlere kodlanmıştır.
İnsanın yaşadığı sıkıntılar karşısında olumsuz duygularıyla yani kodlarıyla savaşması geçici çözümler sağlıyor gibi gözükse de ileride daha büyük problemlere ve kişinin ilaç kullanmak zorunda kalmasına sebep olabilir.
Peki olması gereken nedir?
Olması gereken; duygularımızla savaşmamak, onların beden ve ruh sağlığımız için gerekli olduğunu kabullenmektir.
Mesela, eşinizin dağınık olması sizi çok rahatsız ediyor veya gelininizin tavırları sizi çok incitiyor veya farklı sebeplerle panik atak yaşıyorsunuz. Bu durumlarda neler yapılabilir:
1) Karşıyı Değiştirmek: Sizde rahatsızlık duygusuna sebep olan kişinin karakterini ve davranışlarını değiştirme metodu. Eğer değiştirmeye çalıştığınız tarafın yaşı gençse veya değişime açık bir yapısı varsa veya değişim için gönüllüyse bunu başarabilirsiniz. Karşı tarafı değiştirebiliyorsanız aşağıdaki 3 maddeye zaten ihtiyaç kalmayacaktır. Peki ya size rahatsızlık duygusu veren kişileri ve beğenmediğiniz o özelliklerini değiştiremiyorsanız?
2) Karşıyı Değiştirmek: Sizde rahatsızlık duygusuna sebep olan kişi karakterini ve davranışlarını değiştirmiyorsa o kişiden vaz geçme, ondan uzaklaşma, onun yerine başkasını bulma metodu. Yani karakterini değiştirmeyen ve düzelmeyen eşinizi boşamak, oğlunuzun/kızınızın eşini boşamasını sağlayıp yeni bir eş bulup, eskiyi yenisiyle değiştirme metodu. Hem karşı taraf hem sizin için aşırı yorucu ve aşırı yıkıcı bir süreçtir. Ayrıca yeni bulunan eşin aynı veya farklı sıkıntılarının çıkmayacağı da garanti değildir. Bu sebeple bu metot tavsiye edilmez.
3) Duygularımızla Savaşmak: Sizde rahatsızlık duygusuna sebep olan olaylar ortaya çıktıkça, ben rahatsız olmuyorum, rahatsızlık yok diye düşünme metodu. Yani eşinizin/gelininizin tavırları sizi çok rahatsız ettiği için ve rahatsızlık duygusu yaşamamak için ben artık rahatsızlık hissetmeyeceğim, bir daha bu olaylar beni rahatsız edemeyecek diye düşünerek rahatsızlık duygunuzu yok sayma ve bu duyguyla savaşma metodu. Bu metodu uygulamak hem yanlış hem de zordur. Çünkü belli bir süre sonra aslında kodlarınızda var olduğu halde yok sayıp bastırmaya çalıştığınız bu duygular, fırsatını buldukları bir anda bir volkan gibi patlayıp hem kendinize hem karşı tarafa çok ağır hasarlar verebilir.
4) Duyguları Kabulleniş: Sizde rahatsızlık duygusuna sebep olan olaylar karşısında rahatsızlık duygunuzun ortaya çıkacağını bilmek, bu duygunuzu vücudunuzun doğal bir tepkisi olduğunu kabullenme ve bu kabullenme sonucunda bir müddet sonra duygularınızın sizi yıpratmamaya başlayacağını kabul etme metodu. Yani eşinizin/gelininizin tavırları sizi çok rahatsız ediyorsa rahatsızlıkla savaşmak yerine rahatsızlığın varlığını, normal bir şey olduğunu kabul etme metodu. Şu şekilde düşünüyoruz “Rahatsız olmaktan vazgeçmiyorum. Sadece bu rahatsızlığın beni korumak için fıtratıma kodlanmış bir duygu olduğunu kabul ediyorum. Bu duygu yok olsun diye savaşmıyor ve o duyguyu hissedince onu kabulleniyorum. Ve şunu biliyorum ki bu rahatsızlık bir müddet sonra geçecek. Bana rahatsızlık veren bu duyguya ben müsaade ettiğim sürece rahatsızlık vermeye devam edecek. Halbuki bende bir karşılık bulamazsa bu duygu bir müddet sonra bende tekrar oluşmayacak.”
Aslında en sağlıklı metot olan bu kabulleniş metodunun detaylarını öğrenmek ve uygulayabilmek için uzun bir seminer, konferans ve bol pratik lazım.
Belki pandemi sonrası seminerlerimden birisi de bu olur, nasip.
instagram.com/suleymancakmak
twitter.com/suleymancakmak
facebook.com/ssuleymancakmak
youtube.com/suleymancakmak


718 toplam ziyaretçi, 1 bugünkü ziyaretçi