Aile; birbirlerine kan bağı, yasal ve duygusal bağlarla bağlı kişilerden oluşan en küçük toplumsal birimdir. Aile evlilik yoluyla kurulur. Aile, neslin devamı açısından en sağlıklı yapıdır.
Sosyal Medya ise; kullanıcıların
kendi ürettikleri içeriği yayınladığı ve paylaştığı online bir ağdır. Sosyal
medya teknoloji ile birlikte hayatımızda çok fazla yer almaya başlamıştır.
Mahremiyet ise; yakın akrabalar
arasındaki ebedi evlilik yasağı ile kişinin vücut, cinsellik, ev, duygu,
düşünce ve davranışlarındaki özel, gizli, sır ve yasaklı alan demektir.
Mahremiyet kültürlere göre
farklıdır. Ancak İslam’a inandığını söyleyen kişi için ölçü “Yaratıcı”nın
belirlediği sınır olmalıdır.
Vücut mahremiyeti, kıyafet
mahremiyeti gibi mahremiyet çeşitleri olsa da konumuz ailede mahremiyet olduğu
için yazımıza bu konu üzerinden devam edilecektir.
Ailenin temelini, sevgi, güven,
merhamet, sadakat ve mahremiyet gibi değerler oluşturur. Bununla birlikte
ailede mahremiyetin temeli evlilik öncesine de dayandığı unutulmamalıdır. Yani
evlenecek çiftin evlilik tarihine kadar ki yaşamları ve ailelerinin yaşamları
da aile de mahremiyet kapsamındadır.
Bu sebeple mahremiyet kavramına
önem verdiğini söyleyen bir kişi, önce kendisinin sonrasında ise eş adayının
hayatını bu gözle incelemeli, eş tercihini bu bakış açısıyla yapmalıdır.
Eş tercihinden sonra; söz, nişan
ve düğün aşamalarına kadar her durumda Yaratıcı’nın belirlediği çizgileri ihlal
etmeden evlilik öncesi süreç geçirilmelidir.
Evlilik ile mahremiyet bitmez.
Bilakis eşlerin birbirine karşı cinsellikte, kişisel sırlarda ve özel
hayatlarında azalsa da mahremiyet devam eder.
Çünkü kişinin özel hayatının,
özel bilgilerinin (mail, sms, ..), ayıplarının araştırılması (tecessüs),
başkalarına aktarılması (gıybet) ve herkese ilanı İslam’a göre yasaktır.
Ayrıca sosyal medyada özel
alanların sınırsızca ve ahlak ilkelerinden yoksun bir şekilde ifşa edilmesi de
sakıncalıdır, yanlıştır.
Son zamanlarda toplumun temel
taşı olan ailede ve sosyal medyada mahremiyetin günden güne zedelenmekte olduğu
görülmekte ve aile, onu kökten sarsan etkenlere hedef olmaktadır.
Zedelenen aile mahremiyetiyle
birlikte aldatmalar, geçimsizlikler, kavgalar ve boşanmalar oluşmakta, toplumun
temel taşı olan aileler dağılıp, parçalanmaktadır.
Bu konuda güzel ülkemizin birçok
ilinde ve ilçesinde bu konuda verdiğimiz konferanslarda; ailenin ve
mahremiyetin öneminden ve sosyal medyanın doğru olarak nasıl kullanılması
gerektiğinden, aile içinde, dışında, sosyal medyada mahremiyet ihlallerinin mahremiyete
ve en çok da aileye verdiği zararlar üzerine konuşmaktayız. Konuyu uzman
görüşleri ve yaşanmış örnekler eşliğinde sunmakta, hatalardan uzak, mahremiyet
sınırlarına uyan bir ailenin nasıl olması gerektiğine dair somut bilgiler,
ipuçları ve çözümler sunmaktayız.
Süleyman ÇAKMAK