7 Haftanın Ardından

Yıllardır yüzlerce konferans verdim.

Bu konferanslarımın yüzde 99’u yüz yüze idi.

Benim için bu pandemi sürecinin bir faydası da yüz yüze eğitimlerden online eğitimlere ve tek seferde biten konferans metodundan eğitim serisi şeklinde devam eden konferanslara da başlayabilmem oldu.

İşte bu eğitim serisi konferanslarımdan bir tanesi de, haftada 1 saat olmak üzere 7 hafta süren Mutlu Evliliğin Sırları eğitimi serisi idi.

Bu eğitimi benden, Kızılcahamam’daki dostlar ilçelerindeki ufak bir arkadaş çevresi için istemişti.

Ama dilden dile, kulaktan kulağa derken eğitimin haberi; Kızılcahamam’ı, Ankara’yı hatta ülke sınırlarını aştı.

Mutlu Evliliğin Sırları eğitimine, 7 farklı ülkeden ve ülkemizin 65 farklı ilinden 600 kişi/aile başvurdu. Başvuranlardan 250 kişi/aile her hafta düzenli olarak bu online eğitime katıldı.

Neler mi işledik?

1 Ocak tarihinde başlayıp 13 Şubat 2021 tarihinde biten bu eğitimimizde; mutluluk, evlilik, eş seçiminde dikkat edilecekler, problemli kişilikler, yapılmaması gereken hatalar, eş adayında aranacak özellikler, düğün süreci, evliliğin ilk hafta sıkıntıları, evliliğin devamı için kurallar, iletişim formülleri, sevgi ve saygı için formüller, cinsellik, romantizm, kıskançlık, aldatma, mahremiyet, çocuk mahremiyet eğitimi, internet ve sosyal medyada mahremiyet, mutsuz evlilik sebepleri, tartışmamak için formüller, gelin kaynana geçimsizliğinin sebepleri ve çözümleri, boşanma sebepleri ve tavsiyeler, boşanma sürecini yönetme gibi yüzlerce konuyu, onlarca örnek ve yüzlerce formül ile işledik.

Hazırlık ve Eğitim Süreci Basamakları

Gözlem Süreci:

Öncelikle kendimden, ailemden, akrabalarımdan, çevremden, babamın görevi nedeniyle gezdiğimiz illerden, öğretmenliğim zamanında binlerce öğrencimin her birinden konuya dair edindiğim 46 yıllık yaşam tecrübemin getirdiği ciddi bir gözlem birikimim vardı.

Araştırma ve Okumalarım:

Aslında bu konu üzerinde iki yıldır çalışıyordum. Bu sebeple konuyla ilgili altını çize çize onlarca makale okumuş ve bitirmiş, konunun uzmanları tarafından yazılmış yüze yakın kitabı tamamen bitirmesem de detaylı şekilde incelemiş ve notlar tutmuş, farklı konularda onlarca uzmanı dinleyip, görüşlerine başvurmuştum.

Organize Süreci:

* Tüm bu karışık verileri birbirini takip eden anlamlı bir düzene koymak gerçekten yorucu oldu.

* Anlatacaklarımı kafamda oturtabildikten sonra hem bir kitap çıkarabilmek için yazmaya hem de eğitimde sunabilmek için slayt haline getirmeye başladım.

Hazırlık ve Yazma Süreci:

* Kopyala yapıştır yapılan hiçbir ürünü hayatım boyunca beğenmedim.

* Ayrıca slayt deyince başka bir makale veya kitaptan kopyala-yapıştır ile bir slayt sayfasına 20-30 satır yazıyı yapıştırıp o yazıları okumanın slayt sunmak demek olmadığını da bildiğim için her slayt sayfasına tek bir cümle, her bir cümlenin altına o cümleyle alakalı konunun anlaşılmasına ve akılda kalmasına katkı sağlayacak yüksek kaliteli bir resim eklemeye çalıştım.

* Bu mantıkla, her sayfasında konuyla alakalı bir resim olan 650 slayt sayfası oluştu.

* Eklediğim resimleri bulabilmek için belki on bin civarı resmi incelemiş, bunlardan ise 3.000 civarını bilgisayarıma kaydetmiş, bunların içinden de 650 resmi seçip slaytıma eklemiştim.

Formülize Etme ve Örneklendirme:

* Yüzlerce sorunu ve sıkıntıyı anlatmak tek başına yeterli, anlamlı ve bu eğitimin amacına uygun değildi.

* Bu yüzden bahsettiğim her bir sorun için çözümler de oluşturdum ve bunları da slaytıma ekledim.

* Çözümleri paragraflar şeklinde uzun uzun yazmak yerine, daha kolay akılda kalması için her bir çözümü kısa formül cümleleri haline getirdim. Ortaya 300’den fazla somut formül çıktı.

* Bu formüllerin daha iyi anlaşılabilmesi için de aralara onlarca yaşanmış örnek serpiştirdim.

Değerlendirme Anketi:

* Her hafta eğitim bitince, o haftaki eğitimi değerlendirmek için hazırladığım 10 soruluk değerlendirme anketini, oluşturduğum gruptan erkek ve kadın tüm katılımcılara ilettim.

* Bu anketi dolduran 300 civarı kişinin tüm yorum, istek ve sorularını tek tek okudum.

* Okuduğum sorulardan bir sonraki hafta anlatacağım konuyla ilgili olanları bir sonraki haftanın konusu içine yedirerek, diğerlerini ise en son hafta cevaplamaya çalıştım.

Neticede;

* Dinleyenler için haftada sadece 1 saatlik bir eğitim gibi olsa da o 1 saatlik eğitim için neredeyse o haftanın tamamında mesaime ek olarak ayrıca yoğun ve yorucu bir çalışma gerçekleştirmiş, uykusuz gecelerim olmuş ve güzel bir sonuç ortaya çıkması için ciddi emek vermiştim.

* Ayrıca o bir saat aslında 46 yıllık tecrübe + sağlam gözlemler + araştırmalar +okumalar + tefekkür + çalışma/emek ve + 1 saat idi.

Anket ve Diğer Yorumlarla İlgili Düşüncelerim:

* Bazı kişilerin yukarıda bahsettiğim şekilde ortada devasa bir emek olsa da ücretsiz olan ve kolay ulaşabildiği bir eğitim karşısında, vefa gereği, kısa bir teşekkür etmek ya da anket için iki satır yazı yazmak gibi ufacık bir çabadan bile uzak olabileceği gerçeğini tekrar görmüş oldum.

* Ama sözünü etmenin bile aslında çok doğru olmadığı bu kişiler bir yana; ülkenin her yerinden güzel duygu ve düşüncelerini ifade etme inceliğini gösteren kibar ve vefalı insanlarımızın var olduğunu görmekte çok güzeldi. Bu kadirşinas insanların, insana kendini ne kadar iyi hissettirdiği gerçeğini de tekrar algılamış oldum.

* Yorum yazma nezaketini gösteren bu güzel insanlardan haketmediğimi düşündüğüm kadar çok fazla övgü, takdir, tebrik ve teşekkür aldım.

* Anketteki “evliliğim yıkılmak üzere, boşanma sürecindeyiz, aslında ne kadar hatalı davranıyormuşum, kendime ve hayata bakışımı kökten değiştirdiniz, iyi ki bu eğitimlere katılmışım, bize merhem gibi oldunuz, lütfen bizi bırakmayın” şeklindeki onlarca yorum ise ne kadar önemli bir çalışma yapmış olduğumu bir kez daha fark etmemi sağladı.

* Hayır duasını öyle içten cümlelerle ileten o kadar fazla kişi oldu ki kendimi çok bahtiyar hissettim, içim sevinç ve şükürle doldu.

* Gelen eleştiri, öneri ve yönlendirmeler ise benim için çok kıymetliydi. Bunları kendimi geliştirebilmek için bir kazanç olarak gördüm ve kapasitem ve imkanlarım nispetince hemen uygulamaya başladım.

* Her ne kadar eğitim yüz yüze olmadığı için hiçbirisini görmemiş olsam da, ister her etkinlik sonrası olumlu veya olumsuz fikrini beyan etsin ister hiç sesi çıkmasın, kadın veya erkek, yaşlı veya genç tüm katılımcılara karşı bir hocanın talebelerine karşı duyduğu şefkat ve sorumluluğu iliklerime kadar hissettim. Her biri için Cenab-ı Hakk’tan sağlık, afiyet, mutluluk, huzurlu bir yuva ve hayırlı evlat temenni ettim.

7 Haftanın Ardından Düşüncelerim:

* Toplumumuzda çok fazla yaralı insan ve çok fazla yaralı aile var.

* Mutsuzluklar, yaralanmalar, travmalar, fiziki ve psikolojik şiddet ve boşanmalar gerçekleştikten, yuvalar dağıldıktan, masum çocuklar ortada perişan kaldıktan sonra çözümler aramak yerine daha baştan tüm bunlar olmasın diye tedbirler alınmalıdır.

* Bu sebeple devletin ilgili kurumları tarafından evlilik öncesi, eşlerin evliliğin tüm aşamalarıyla ilgili eğitimler alması mecburi tutulmalıdır.

* Uzmanları tarafından verilecek ve Evlilik Okulu diyebileceğimiz bu eğitimleri almayanlara ve aile sorumluluğunu taşıyamayacak olan erkek veya kadınlara evlilik izni verilmemelidir. Bu eğitimin sadece evlenecek çiftlere değil ailelerine de verilmesinin yolu, çözümü bulunmalıdır.

* Bir mahallenin sağlık ocağındaki 3 doktorun o mahalledeki bireylerin hangisinin aile hekimi olduğu nasıl belliyse, aynı şekilde her bir mahallede bireylerin ücretsiz gidebileceği bir aile danışmanı, psikolog vb. olmalıdır.

* İşin manevi yönden rehberliği de asla ihmal edilmemelidir. Bu sebeple o bölgedeki imamlara, vaizlere ve müftülere evlilik, eşler arası iletişim gibi konularda uzmanlarca eğitimler verilmelidir. Bu eğitimler sayesinde işin dini yönünü de bilen ve toplumda saygı gören bu kişiler, kendilerine danışan kişilere çift yönlü olarak doğru yönlendirmeler yapabilecekler ve nice yuvaların yıkılmasına engel olabileceklerdir.

* İnsanları eşini aldatmaya, ahlaksızlığa, sorumsuzluğa, eviyle çocuklarıyla ilgilenmeyip bencilce haz odaklı yaşamaya teşvik eden ve böylece yuvaların yıkılmasına sebep olan, kötü örnekler içeren film, dizi, reklam, kadın programları acilen yasaklanmalıdır.

* Devletin ilgili kurumları tarafından yapılmasını tavsiye ettiğim bu faaliyetler yapılasıya kadar; Sivil Toplum Kuruluşları boş durmamalı, bu eğitimler için yasal zorunluluk oluşturulasıya kadar, ücretli veya ücretsiz bir şekilde bu eğitimleri ülkemizin her yerinde tüm herkese ulaştırmaya çalışmalıdırlar.

* Sonuçta ister devletin yasal bir politikası haline gelsin, ister gelmesin; evlenecek tüm çiftler ve anne-babalar mutlu bir evlilik için, mutlu bir yuva için, bu yuvada fiziki ve psikolojik olarak sağlıklı bireyler yetişmesi için, incir çekirdeğini doldurmayacak eften püften sebeplerle hızla artan boşanmaların ve yıkılan yuvalar sonrasında travmalar yaşayan kadın, erkek ve masum çocukların asgariye inmesi için; evlilik eğitimlerine katılmalı, katılamıyorlarsa bu konuda yazılmış güvenilir eserleri okumalı, kendilerini geliştirmeli ve yetiştirmeye çalışmalıdırlar.

Bana iletmek istediklerinizi, yukarıda yazdıklarımla ilgili olarak sizlerin de aklınıza gelen örnek ve önerilerinizi aşağıdaki yorum kısmına yazarsanız sevinirim.

Selam ve dua ile..

Süleyman ÇAKMAK

instagram.com/suleymancakmak
twitter.com/suleymancakmak
facebook.com/ssuleymancakmak
youtube.com/suleymancakmak

 3,754 toplam ziyaretçi,  4 bugünkü ziyaretçi

 3,755 toplam ziyaretçi,  5 bugünkü ziyaretçi

  1. Mine Kıvılcım diyor ki:

    Aile, insan olarak ihtiyacımızı o kadar güzel ifade etmişsiniz ki yüreğinize, emeğinize sağlık..
    Bu bilgi, tecrübe ve aciliyeti devletimize, ilgili birimlere iletip bir an önce hayra vesile olmanız, Rabbimin izniyle yuvaları kurtarmaniz dileğiyle..
    Hakkınızı helal ediniz, Rabbim sayılarınızı ve ilminizi artirsin
    Kolaylıklar versin hocam
    Hakkınızı helal ediniz

  2. Hüseyin KARA Osmaniye diyor ki:

    Selamün aleyküm saygıdeğer hocam,
    Daha öncede yazdım emek emek emek,
    Buyurduğunuz gibi her işin bir kursu var, fabrika önce kursa git sertifikanı al öyle gel diyor,
    Ama en önemli mesele olan, evin, memleketin, hatta dünyanın idaresinde katkıda bulunacak olan, EVLİLİĞİN KURSU yok,
    Doğal liderimizin dikkat çektiği, 8 milyar insanın gaygısını çekmeye çalışan bizlerin bile bu konuda çalışmamız yok denecek kadar az,
    Sizler gibi değerli hocalarımızın emek ve gayretleriyle bir kısım insanlara ulaşıp dertlerine derman oluyorsunuz.

    Sayın hocam derdimiz çok, insan olarak 8 milyar,
    Rabbim Bizleri rızasına uygun hayırlı faaliyetler yapmağa muvaffak eylesin.
    Saygılar sunuyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Bu içerik kopyalanamaz!!